Laleye Değer, İstanbulluya Değer...

İskender PALA her yıl olduğu gibi öğrencileriyle Emirgan´da lale´lerle ilgili bir dersini anlattı.

Emirgan´da bulunan İLAV İstanbul Lale Müzesi ve Araştırma Merkezinde öğrencilerine lale´lerle ilgili bir dersini anlattı.

(Lale´nin Orta Asya´dan ana vatanı Anadolu´ya olan yolculuğu ve bu yolculuğun kültürümüzde ki yeri)

 

 

 İskender PALA ´nın kendi kaleminden:

İstanbul´da Lale Zamanı

İstanbul´da lalelerin açtığı mevsimi yaşıyoruz. İBB her yıl lale bahçelerinin güzelliğini yenileyip yeni güzellikler katıyor şehre.

Ben de her yıl öğrencilerimi alıp Emirgan´a götürüyor ve lalelerle ilgili bir dersimi orada anlatıyorum. Geçtiğimiz yılın lale dersinde öğrencilerimden biri "Bunca fakirlik var iken lale için bu derece büyük yatırım yapılması israf değil mi, hocam!" diye sormuştu. Oysa İBB şirketlerinin bütçelerine nazaran laleye yapılan yatırım on binlerde ve belki yüz binlerde bir bile değildir. Buna mukabil benim yaşımda kaç İstanbulluya eski anılarını geri vermiştir lale. Kaç gencin ilk defa gördüğü bir şenlik olmuştur. Parayla ölçülmeyecek yeni güzellikler bağışlamıştır bu en güzel şehre. Bu yüzden ben kendi adıma laleler için ilgili ve yetkililere teşekkür ediyorum. Çünkü ben, henüz daha nişanlı bir delikanlı iken, müstakbel eşimle Emirgan´a gitmiş, laleleri birlikte seyretmiştim; şimdi hâlâ hatırlarız. Üstelik o vakitler laleler bu derece güzel ve çok da değildi. Keza, geçen yıl lale zamanında Kabataş´tan tramvaya binmiş, Sultanahmet´e gidiyordum. Akşam üzeriydi ve baharın coşkusu gönüllere yansımıştı. Arkamdaki koltukta oturan delikanlı, genç kıza -zannederim Boğaziçi manzarasını kast ederek- Orhan Veli´nin ünlü dizesini okudu: "İstanbul´u dinliyorum gözlerim kapalı" Genç kızın cevabı muhteşem oldu:

- Senin bahsettiğin o şair kör imiş herhalde. Aç gözlerini; lalelere bak!. Sonra da "İstanbul´u seyredelim gözlerimizi açıp" de.

Yine geçtiğimiz yıl Emirgan´da lale bahçesindeki dersten sonra her öğrencime, küçük saksılarda birer lale hediye etmiştim. Ertesi gün birisinin, "Hocam! Dün eve götürdüğüm laleyi babaannem görünce ağladı! Yaşlı ve eve kapalı yaşıyor babaannem. Yıllardır lale görmemiş, size teşekkür etti!"

Bence İBB her ne masraf yaparsa yapsın, her yıl bize bir değil bir sürü lalezar versin. Biz ancak o lalezarlarda tenezzüh edersek kendimizi bulacak, kimliğimizin estetik boyutunu yeniden keşfedeceğiz.